• slideshow1
  • slideshow1
  • slideshow1
  • slideshow1
  • slideshow1

Başarı neye bağlı?

Başarı neye bağlı?
Başarı
Share on Tumblr

Belki siz de bir çok kişi gibi, hayattaki başarı ve mutluluğun, çalışma, beceri ve sebat etme gibi özelliklere bağlı olduğunu düşünüyorsunuzdur. Ama bana sorarsanız, bu inanış tamamen yanlıştır.

Başarı ve mutluluğu belirleyen en önemli etken, elbetteki yetenektir. Ama bu yetenek kendini, bir işi başarma yönünde değil de, başarıyı zihinde canlandırma ve onun hayalini kurabilme (tahayyül etme) özelliği olarak göstermek zorunda.

Genelde insanlar, bazı şeyleri niçin ve nasıl başaramayacaklarını hayal ederler. Çoğu kişi, kendilerini daha düşünce planında başarısızlığa mahkûm etme, isteklerinden vazgeçme ve hayatla mücadeleden kaçma konularında ustalaşmalardır. Daha bir işe girişmeden, tüm güçlerini yok edici düşünceler üretmeye başlarlar:





•  "Bunu yapmam mümkün değil, başkaları ne derler yoksa?"
 
•  "Bugüne kadar bu işi hiç beceremedim, şimdi becereceğime de hiç inanmıyorum."
 
•  "Gülünç duruma düşmektense, hiç başlamam daha iyi."
 
•  "Aileme bunu nasıl lâyık görebilirim ki?"
 
•  "Kimsenin başaramadığı işi, ben mi başaracağım?"
 
•  "Artık yaşlandım, bunu da gençler yapsınlar."
 
Şimdi gelin, birşey yapmaya karar verdiğimizde, hangi aşamalardan geçtiğimizi yeniden inceleyelim:

1. İsteğin belirmesi ; Bir yerden gelen bir impuls ile içimizde bir istek kıpırtısı başlar ve: "Tenis kulübündeki yarışmada kendi dalımda şampiyon olmak istiyorum" ya da "firmada bölüm şefi olmak için neyim eksik ki?" veya "artık eşimle birlikte yaşamam mümkün değil. Bu ilişkiyi sürdürürsem, ruhen eriyip, gideceğim. Mutlaka ondan ayrılmalıyım" şeklindeki düşünceler beynimizi kaplarlar.
 
2. İsteğe cevap verme;İstek doğduktan sonra, ona bir tepki göstermenin ve bir cevap vermenin iki yolu vardır: Ya bunu destekler ya da bastırmaya çalışırız. Her iki durumda da hayal gücümüz önemli bir rol oynar:
 
• Hayalimizde kimi şeyleri öylesine büyütürüz ki, daha olay gerçekleşmeden, biz onun gerginliği ve korkusu ile dolarız. Ve hemen aklımızdan şöyle bir düşünce geçer: "Bu isteğinin gerçekleşmesi mümkün değil. Bu konuda en ufak bir şansım bile yok."
 

• Ya da bunun tam tersi olarak, tenis turnuvasında nasıl birinci olduğumuzu, işyerinde nasıl idareci konumuna çıktığımızı ve zor bir durumda nasıl işin içinden sıyrıldığımızı tasarlar ve bundan duyacağımız haz ve moral ile başarıya doğru koşarız.
 
Aslında bu durumda, isteğimizi nasıl gerçek kılacağımız konusunda bir fikrimiz yoktur, ama böyle davranmakla, kendimize engel olacağımız yerde, bir şans tanımakta ve bir açık kapı bırakmaktayız.
 
4. Bir karara varmaya doğru; Eğer bu ana kadar ne şüpheler, ne de dostlarımız bizi, istediğimizi elde etme yolundaki çabamızdan ahkoyamamışlarsa, önümüze seçmemiz gereken iki yol çıkmaktadır:
 
•  İsteğin gerçekleşmesi arzusunu zamana bırakır ve onun giderek hayal dünyamızdan uzaklaşmasını sağlarız.
 
•  Ya da: "Derhal eyleme geçiyorum" kararını verip, işe koyuluruz.
Düşünceye verilen: "Önüme engeller de çıksa, ben bu işi başaracağım" emri, onu, hedefe ulaşmaya götürecek bir biçimde programlar.
 
İşte tam bu aşamada, seminerlere katılanların yönelttikleri tipik bir soru geliyor aklıma: "Kendime, bu işi başaracağım telkinini veriyorum. İyi ama, ya sonuçta başarısız kalırsam ne olacak?"
 

Buna iki ayrı cevap vermek mümkün ve biz de onlardan, seminerde bunlardan birini seçmelerini istiyorduk:
 
•  Belki sizin "ben başarırım" sözünüz, yeterince güçlü değildi. Bu nedenle bir sonraki denemede, bu telkini bütün kalbinizle yapmanız gerekir.
 
•  Eğer ilk deneme de kendi yeteneklerinizi ya da karşılaştığınız engelleri küçümsediğiniz ortaya çıkmışsa, buradan edindiğiniz tecrübe ile bir sonraki denemede başarılı olmaya çalışın.
 
5. Yoğun bir tahayyül bizi başarıya ulaştırır İslah olmaz bir şüpheci bile olsanız, şu sözlerimize hak ver-memezlik edemezsiniz: "Her gün on kere "başaracağım" diye düşünen birinin, kendine yine her gün on kere "başaramayacağım" şeklinde telkinde bulunan bir kişiye oranla başarılı olma şansı herhalde daha yüksektir. Hayal gücünüzü ne türlü bir görüntü ya da tahayyül ile programlayacağınız, tamamen size kalmıştır.

Büyük basanlara imza atmış kişilerin hayatlarını incelersek, onların geniş bir hayal gücüne sahip olan ve daima, kendilerine hiç bir şeyin engel olamayacağını telkin eden insanlar olduklarını görürüz. Hayal dünyası dar kişilerin, büyük başarılar elde etmeleri ise hiç bir zaman mümkün olmamıştır.
 
Pozitif hayal gücünün faydalan üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Emile Coue, aynı zamanda bir şifacı idi ve bütün hastalarına aynı öğüdü verirdi: "Sabah yataktan kalkmadan ve akşam da uykuya dalmadan önce, yirmi kere: "Her gelen gün, bir öncekinden daha iyi ve daha başarılı geçecek" diye tekrarlayın."
 
Emile Coue, kendi kendine telkin konusunun mucididir. Yazdığı kitaplar ve notları, bu konudaki deliller ve olaylarla doludur. Yukarıdaki bu basit telkin sözcüklerinin birçok insanda ne gibi mucizevî etkiler yarattığını da, bu kitaplardan öğrenmek mümkündür. Coue bunca tecrübeden sonra, şöyle bir sonuca varmıştır: "Davranışlarımızı yönlendiren ve aktive eden güç, istek değil, hayal ve tasarım gücüdür."
 
Reklâm sektörü, bu bilgiyi yıllardır kendi yararları doğrultusunda başarıyla uygulamaktadır. Bu uğurda milyarlar harcanmakta ve bizim hayallerimiz ile fantazilerimiz onları dilediğince biçim bulmaktadır. Gece televizyon seyrederken, sabah gazete okurken, daha sonra işe giderken, yollarda ve bazen içtiğiniz sigara paketinin üzerinde bile hep aynı telkinlere rastlamak, hayal gücümüzü kendi dışımızdaki etkenlerin emrine verecek derecede bizi etkilemektedir. Bu tekrarlar ve telkinler sonucunda, bizim tercihlerimiz, otomatik olarak istenilen yöne doğru biçimlenmektedir.
 
Siz de kendinizi aynı biçimde pozitif telkinlerle programlayabilir ve bunu, artık bilinçli olarak o şeyi düşünmeden, otomatik olarak gerçekleştirene kadar sürdürebilirsiniz.
 
Bunu, tıpkı reklâmcıların yaptıkları gibi uygulayın: Yumuşak, renkli, canlı, derinlemesine işleyen bir biçimde ve isteğiniz, şüphe ve engelleri aşacak derecede güçlenene kadar.
 
Sizi, hayal gücünüzü böylesine güçlendirecek teknikleri uygulamaktan alıkoyan nedir? Bence bu çalışmaya hiç zaman kaybetmeden, hemen bu akşam başlayın.
 

Bu makale şu konularla ilgili olabilir : -
Başarı neye bağlı? başlıklı  tarafından yazılan yazı 3251 kişi tarafından okundu ve 0 kişi tarafından yorumlandı

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Bir Yorum Yazın

  
 
3+2 İşleminin Sonucu