• slideshow1
  • slideshow1
  • slideshow1
  • slideshow1
  • slideshow1

DİSNEY STRATEJİSİ

DİSNEY STRATEJİSİ
Kişisel Gelişim
Share on Tumblr

Disney stratejisi üç ‘karakter’ ya da rol içerir ve bunların üçüne de kendi katkılarını yapma fırsatı verilmektedir:

1) Etkin bir şekilde davranmak isteyeceğiniz bir durum ya da sorun düşünün. Bunun gerçek bir durum ya da sorun olduğundan emin olun: Örneğin, işyerinde personelle ilgili bir sorun, karmaşık ve riskli, hatta halledilmesi çok zor bir görev ya da yararlanmak istediğiniz bir fırsat. Böylece bu tekniği gerçek bir denemeye tabi tutabilirsiniz. Bundan sonra, önünüzde, hayalci, gerçekçi ve eleştirici kimliğinizi temsil etmek üzere içine adım atacağınız üç düşsel yer belirleyin.
 
2) Önce, geçmişte çok yaratıcı olduğunuz, bol miktarda yeni fikir ve seçenekler ürettiğiniz bir zamanı düşünün. Eski işlerinizi ya da iş dışı durumları düşünebilirsiniz. Hayalci konumuna adım atın ve bu deneyimi yeniden yaşayın. Bundan önceki tekniklerde olduğu gibi, her sistemden sırayla geçerek görüntüleri, sesleri ve duygulan bir-araya getirin, öyle ki şimdi o zaman olduğunuz insan haline gelin. İçine adım attığınız konum bu deneyimi iyice sağlamlaştırır. Yaratıcı olduğunuz bir zamanı düşünemiyorsanız, kim olduğunu bildiğiniz birinin yerine geçin ve onun ne gibi duygular içinde olacağını hayal edin. Şimdi yaratıcı konumunuzdan geri adım atarak çıkın.
 
3) Geçmişte gerçekçi, dikkatli ve düzenli olduğunuz bir zamanı düşünün: örneğin, pek çok pratik meseleyi etkin şekilde idare ederek bir planı yürürlüğe koyduğunuz zamanı. Benzer biçimde, bu gücü sergileyen başkaları hakkındaki hayalinizi de kullanabilirsiniz. Bu deneyim zihninizde iyice canlandığında, gerçekçi konumuna adım atarak durumunuzu bu fiziksel noktaya demirleyin, sonra geri adım atarak bu konumdan çıkın.
 
4) Son olarak, argümanlar ya da çözümdeki zayıflığı belirleyerek yapıcı eleştiriler yönelttiğiniz geçmiş bir zamanı düşünüp eleştiriel kimliğinize bürünün. Bunun zor olduğunu düşünüyorsanız, kendinizi yerinde hayal edebileceğiniz eleştirel insan örnekleri bulmakta muhtemelen güçlük çekmezsiniz. Eleştirel konumuna adım atın, deneyimi tam olarak yeniden yaşayın ve bu konuma demirleyin, sonra yine geri adım atın.
 
5) Şimdi bu üç durumda farklı yerlere demirlemiş olarak sorununuzu düşünmeye başlayabilirsiniz. Hayalci konumuna adım atın ve sorunu çözmek için hayal edebileceğiniz tüm yaratıcı yöntemleri üretin. Neyin yapılabilir ya da anlamlı olduğu konusuyla hiç meşgul olmayın; az önce yaşadığınız güçlendirici yaratıcı halinizi çağırarak, fikirleri hiçbir şeyi umursamadan akmaya bırakın. Bunda en ufak bir eleştiri, hatta değerlendirme bile yoktur, dolayısıyla hiçbir fikir eleştirilmeyecektir. Başarınız kesin olsaydı neyi üreteceğinizi hayal ederek, ‘Şöyle olsa ne olurdu?’, ‘Acaba şöyle olsa...’ gibi dil kalıplarını kullanabilirsiniz. Bu oldukça keyif verici bir deneyim olabilir, dolayısıyla hayallere dalmanın tadını çıkarın ve yaratıcı konumunuzu, tıpkı sevdiğiniz bir koltuk ya da oda gibi tanımaya başlayın. Yaratıcı fikirlerinizi tükettiğinizde bu konumdan çıkın.
 
6) Şimdi gerçekçi konumuna adım atın ve fikirlerinizi uygulamaya koyun. Bu fikirler anlamlı olana dek, tüm pratik yanları, zamanlaması, kaynakları ve adımlarıyla birlikte Kendinize ‘Bunu nasıl yapabilirim?’ diye sorun ve bu sorunuzu pragmatik, gerçekçi biçimde yanıtlayın. Daha sonra bu konumdan da çıkın.
 
7)  Şimdi yine eleştirel konumuna adım atın ve bu kez tüm gizli engellerle sürpriz güçlükleri ortaya çıkarmak üzere eleştirel becerilerinizi kullanın. Neyi unutmuşsunuz? Hangi yön kötüye gidebilir? Bedeli ne? Hiç merhametli olmayın, istediğiniz kadar eleştirel olun, yalnız bu arada yapıcılığı elden bırakmayın ve ulaşmak istediğiniz sonucu, çözmekte olduğunuz sorunu aklınızdan çıkarmayın. Sonunda nötr bir konuma geri adım atın.
 
8) Şimdi, bu kez pratik sorunları ve yapılan eleştirileri dikkate alarak daha iyi fikirler düşünmek üzere hayalci konumunuza geri dönün. Engel ve eksikliklere karşılık vermede ilk fikirleri düşünürken olduğu kadar yaratıcı olun.
 
9) Sorununuz çözülene kadar söz konusu  çevrimden geçmeyi sürdürün. Muhtemelen önemli zayıflıkların birer birer çözüldüklerini -aslında yeni sorunlar haline geldiklerini- ve vakitsiz eleştiri olmadan işini yapmasına izin verildiğinde hayalci kimliğinizin düşünüp üretebileceği şeylerin sınırı olmadığını göreceksiniz. Bu kimliğiniz giderek daha az eleştiri alacak, ama eleştiriler daha spesifik olacak ve yaratıcı biçimde ele alınabilecektir. Gerçekçi, düzenleyici kimlik, üzerinde küçük değişiklikler yapılan her çözümün pratik bir gerçeklik haline getirilmesinde yardımcı olacaktır. Bu üç rol, kendi fiziksel konumlarına demirlendiğinde güçlü kimliklerini sergilerlerken, giderek daha uyumlu biçimde etkili olmaya başlayacaklardır.
 
Şuna dikkat etmenizi isterim ki, bu üç rol birbirine karşı koyarak değil, sorunu çözmeyi hedefleyerek etkili olmaktadır. Dolayısıyla, gerçekçi ya da eleştirel konum hayalci konumu küçümsemezken, hayalci de eleştirilere kızmayıp, eleştirel konumdan çok, yaratıcı biçimde eleştiriyle ilgilenecektir. Çoğumuz kendimizi haksızca eleştirmenin ne anlama geldiğini biliriz ve bu, gerçekten de, kendimize ilişkin düşüncelerimiz açısından yıkıcı, sonuçlar açısından da yararsız olabilir.

DERLEYEN... (EDİTÖR)
İletişim:[email protected]


Bu makale şu konularla ilgili olabilir : - - -
DİSNEY STRATEJİSİ başlıklı  tarafından yazılan yazı 2425 kişi tarafından okundu ve 0 kişi tarafından yorumlandı

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Bir Yorum Yazın

  
 
3+2 İşleminin Sonucu