• slideshow1
  • slideshow1
  • slideshow1
  • slideshow1
  • slideshow1

HAZIRLIKLI OLMAK

HAZIRLIKLI OLMAK
Kişisel Gelişim
Share on Tumblr

Mülakat yapmaya başladığım ilk zamanlarda genellikle kişi hakkında çok şey bilmeden evine giderdim. O zamanlar onun hakkında (ailesi veya yaşam biçimi hakkında) çok şey bilmemin gerekli olmadığını düşünürdüm, ve tanıtım gücümün istediğim kişinin okula gelmesine yeterli olacağına inanırdım.
Bu bir delilik miydi?
Elbette.
Ama bu, insanlar m hep yaptığı bir hatadır. Bize işte yardım edebileceğini umduğumuz insanlara rastlarız, a-ma o insan hakkında bir şey bilmeyiz. İş mülakatlarına gideriz ve çalışmak istediğimiz firma hakkında yeterince bilgimiz yoktur. Bazı mesleklerde çalışmayı düşünürüz ama nasıl işletildikleri hakkında çok az şey biliriz. Kısaca bize küçük bir avantaj verebilecek gerekli araştırmayı yapmayız. Sadece insanlara bir şey satmaya veya bir şeye ikna etmeye çalışırken araştırma yapmamıza gerek yoktur. Biz yaptığımız işte daha iyi olabilmek için zaten sürekli araştırma yapmalıyız.
Bir şirkete motivasyon konuşması yaptığımda—ki bunu yılda yaklaşık otuz kere yaparım- o şirket hakkında mümkün olan en çok bilgiyi toplamaya çalışırım. Kuvvetli yönleri nelerdir? Zayıf yönleri nelerdir? Tipik problemleri nelerdir? Hedefleri nelerdir? Hangi yöne doğru gitmek ister? Şirket hakkında ne kadar çok bilgiyi bir araya getirebilirsem çalışanlarına da o kadar iyi konuşma yapabilirim.
Hiçbir spor takımı—hangi düzeyde olursa olsun—rakibi hakkında biraz bilgi edinmeden onunla çıkıp oyun oynamaz. Buna keşif yapmak derler ve herkes bunu basit bir neden için yapar: rakibiniz hakkında pek çok bilgi e-dinme avantajını verir. Sporda merdivenleri ne kadar yüksek tırmanırsanız, rakibiniz de o kadar karmaşık bir keşif olur. Biz Kentucky'de rakibimiz hakkında her şeyi bilmek isteriz „ Hangi tip atakları vardır? Hangi tip defansları vardır? Sıraları nasıldır? Oyun sonundaki eğilimleri nelerdir? Ve rakiplerimiz de bizim hakkımızda aynı şeyleri bilmek isterler.
Eğer bu sporun yarışmaya dayanan doğasında bu kadar önemli ise bunun hayatın diğer yönlerinde de uygulanması mantıklı değil midir?
Her zaman nasıl bir avantaj sağlayacağımızı çalışmalı, öğrenmeli, keşfetmeliyiz. Sürekli daha iyi nasıl yapabileceğimiz sorgulamalıyız.
Yeni eğitim araçları arama alışkanlığı edinmelisiniz-gece kurslarına gitmek veya daha çok o endüstri hakkında bültenler okumak veya yeni bir bilgisayar sistemi öğrenmek gibi. Kendimizi eğitmek iş yerinde tutunabilmenin, yegane yoludur, yeni eğilim ve teknolojiyle başa çıkabilmenin yegane yoludur, özellikle de bu günün iş dünyasında. İstediğiniz anlayışı bilgi tabanınızla yaratamazsınız. Olaylar çok çabuk ilerlerler. Bununla başa çıkabilmek için kuvvetiniz dahilinde her şeyi yapmalısınız. Eğer yapmazsanız, yakanıza üzerinde "işe yaramaz" yazan karttan başka bir şey asamazsınız.
Bu bir eski deyimdir, ama her zaman geçerliliğini korumuştur: Hazırlanmanın fazlası olmaz.
Jamal Mashburn adında bir genç basketbol oyuncusu New York City'de liseye giderken tembelliği ve aşırı kilosuyla ünlü, sıkı oyun kuramayan genç bir adamdı. Bir çok insan bana onu takıma almamamızı, yetenekli olduğu halde bizimki gibi yoğun bir programda oynayamayacağını söyledi.
İlk işim, tanışmadan önce Jamal hakkında mümkün olduğu kadar bilgi edinmek için küçük bir araştırma yapmaktı. Sadece on altı yaşında olduğunu öğrendim; tevekkeli değil herkes çok toy olduğunu söylüyordu. Ayrıca daha hiç yoğun olarak eğitilmediğini öğrendim. Vücudu yumuşak ve az gelişmişti. Formda değildi, tabii bu da şüphesiz iyi oynayamamasına yol açıyordu.                            
İlk karşılaştığımızda, ona, "Jamal ben oyuncularımı çok fazla çalıştırmamla ün salmışımdır ve sen de tembel olmak ve çok çalışmak istememek ile şöhret yapmışsın. Acaba neden benim için oynamak istiyorsun?" dedim.
"Ben profesyonel bir top oyuncusu olmak istiyorum," diye cevapladı, "ve oraya ulaşabilmek için çok çalışmam gerektiğini biliyorum. Siz bana bunu yaptıracaksınız."
Ondan sonra Jamal ile hiçbir problemin olmayacağını anladım, çünkü çok çalışmayı göze alan biriyle olduğumu biliyordum. Aslında Jamal çok çalışmaktan hiçbir zaman hoşlanmadı. Hep sırtından itmek gerekiyordu. Dürtmek gerekiyordu. Bir hayali vardı ve o hayali gerçekleştirmek için elinden geleni yapmaya hazırdı. Bunun sona giden bir yol olduğunu biliyordu.
Sonuçta Jamal başarılı oldu - tabii ben de. Eğer biraz ev ödevi olmasaydı, eminim sonuç çok farklı olurdu.
Buradan alınacak ders yaptığımız hiçbir ev ödevi fazla değildir, hiçbir hazırlık aşırı sayılmaz. Özellikle bugünün işyerinde.
Bir bakıma hepimiz şanslıyız. Modern teknoloji iyi alışkanlıklar oluşturmamızı kolaylaştırmıştır. Antrenör açısından baktığımızda size bunun tanrının gerçek bir lütfü olduğunu söyleyebilirim. Artık oyuncularım benim ve yardımcılarımın onlara söylediklerine itiraz edemezler veya tartışamazlar. Diyelim ki bir oyuncunun zıplayarak atışında bir hata var. Hemen filmde görülür. Bunu oyuncuya gösterebiliriz, neyi yanlış yaptığını söyleyebiliriz, ve daha sonra da bu hatayı gidermesi için gerekli mekanizmayı geliştirmeye başlamasını sağlarız.
İster toplum önünde konuşma yeteneğinizi geliştirmek olsun, ister çocuklarınıza nasıl hitap edeceğiniz olsun, ayrı işlem değişik yerlerde kullanılabilir. Bugün mevcut teknoloji ile kendinizi teypte görecek, taklit etmeye çalıştığınız modellerle karşılaştırmanız, ve onun yerini almaya ne kadar yakın olduğunuzu gösterecek araçlar vardır. Teknoloji kullanıma açıktır. Onun imkanlarından faydalanmak ve kendi lehinize çalıştırmak size kalmıştır.
Yapmanız gereken şeylere hazırlanmak için sonsuz sayıda yol vardır. Eğer yeni bir müşteriye servis veriyorsanız, onu eski siparişinde neyin memnun etmediğini araştırın. Eğer işyerinizde patronunuza bir konuda çözüm sunuyorsanız, her ihtimale karşı bir B Planı, ve bir X Planını yedekte bulundurun.
Bu hazırlıklı olmanın koşuludur ve hazırlıklı olmak çeşitli şeyleri sağlar: Sizi piyasada güncel tutar; sizi piyasada daha değerli kılar; sizi yaptığınız işte daha başarılı yapar; her ne olursa olsun size başarılı olmanız için gerekli güveni verir.
Hazırlıklı olduğunuzu biliyorsunuz, keza karşınıza çıkacak her türlü engele karşı hazırlıklı olduğunuzu da biliyorsunuz. İyi alışkanlıklar kazandınız. Ev ödevinizi yapıyorsunuz. Devamlı olarak daha fazla bir şeyler öğrenmeye çalışıyorsunuz ve bilgi düzeyinizi artırıyorsunuz. Artık dünyaya meydan okumaya hazırsınız.
İyi alışkanlıklarla, başarı ikinci bir kişisel özellik haline gelir. Kötü alışkanlıkların bunu başarısızlığa uğratmasına fırsat vermeyin Her gün için bir amacınız olması gerekir. Bu her güne bir şekil verir ve size kontrol edildiğiniz değil de, günü kontrol ettiğiniz duygusunu verir. Amaç, disiplininizi geliştirir ve dikkatiniz;! yaptığınız işe yoğunlaştırır.
Yapacaklarınızı ertelemeyin. Her gün en sevimsiz işleri ilk  olarak yapma alışkanlığını edinin. Bu sadece stresi gidermekle kalmaz, aynı zamanda günün geri kalan kısmının  daha keyifli olmasını sağlar.
Zihninizi ve bedeninizi başarıya hazır bulundurun. İlk izlenimlerin yüzde doksanı kalıcıdır. Başkalarını sizi tanımaları için ikinci bir toplantıya mecbur etmeyin.
DERLEYEN... (EDİTÖR)
İletişim:[email protected]

Bu makale şu konularla ilgili olabilir : - -
HAZIRLIKLI OLMAK başlıklı  tarafından yazılan yazı 1784 kişi tarafından okundu ve 0 kişi tarafından yorumlandı

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Bir Yorum Yazın

  
 
3+2 İşleminin Sonucu